a book "château sergo"

something is going on out there... but we hardly leave "ourselves".

Tuesday, June 07, 2005

07/06/2005 - inspired by Sunone. All rights reserved.

Sular sakinleşti.
Buzlar ve bunaltı.
Yedi, sekiz, dokuz - Champs Elysées
Saçları topuz - susmaz mı ahize...
Güzeliz.
Gençliğimiz - Biziz,
Gittiğimiz geldiğimiz,
Ben hep buradayım - gitmeli miyiz?
Gelgit - gel gitme, ne olur?
Paramparça et kozayı, kurtul!
Chatéau Margo - seni seviyorum,
İsmim Chatéau Sergo - pardon!
Habire bire bir olsun iste!
Haberi aldığın zamandan beri besle
Üzerine doğdurmadığın güneşin sesiyle,
Memesiyle - sütle balın tadıyla.
Dudak kırmızısı illa...
İlle o gözleri.
Bilmemeli! Bilmemeli!
Bilse de susmalı -
Söylemeyecek kadarını söylemeli.
Sürdürmeli bugünleri.
Son, iki, üç, dört,
Hasretsizlik aynı teraziye düşmez mi
İlle o gözleri... kapalıyken!
Baden-Baden'de porno yıldızı söndüğünde
Baldırıma badem yağı sürüyordu o, ovuyordu o,
Kışkırtmak bana kalmaz mı sonradan,
Sormadan.
Kardanadam ve bunaltı.
Bir tek yorganın altından
Şortunu fırlattığım andan
Sigaramdan, dumanımdan
Ve kafamdan! Kafamızdan.
Kara büyüğü, sular büyü,
Yeşillerin farklı türü.
Büyüt büyü, büyüt büyü!
Yalnızlıktan da ötürü...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home