a book "château sergo"

something is going on out there... but we hardly leave "ourselves".

Monday, May 30, 2005

arada

Arada kalmayalım, hayatımıza kaka yapmayalım...
Yapalım.
Tatlı yiyelim hep,
(yoksa çikolata fabrikasını mı açsam)
sonra bir de öyküler yazalım, şiir okuyalım, film izleyelim, gitarla şarkı söyleyelim, yalnız başına değil birlikte üzülüp ağlayalım, sonra çok değil az da değil güzel şarap içelim, kafamız şımarmaya başlayınca "özel"e dikkatle girerek eğlenelim, değişik yerleri gezelim, sahilleri, tepeleri, vadileri, ormanları, sokakları (da olur) gezelim, muappet edelim hep ve herzaman, yeni insanları tanıyalım, onlara da "özel"lerimizden yer ayıralım, küçük çocukların oyanadıkları yerlere gidip onları izleyelim, fakir sokak çocuklarıyla konuşalım onlara küçük de olsa şimdilik bişiler alalım, işimiz olmasa bile vapura binip martılara simit atalım, Ada'larda bisiklete binelim, manastırlara yaklaşıp - "neden" diye düşünelim, sonra aşağıya doğru gene sahile inelim, akşam olsun deniz kenarında yatalım, yıldızlara bakalım, yakamoz yakalım, aralarımızdan biriler "eş"leşmeye başlayınca onlara yardımcı olalım, sonra biz de "eş"leşelim, sonra (daha seyrek olsa da - hayat gereği) "eş-eş" olarak yaptıklarııza devam edelim, hep ve herzaman...O An'a dek. Bu An'a dek. Dün-Bugün-Yarın. Dün Gece ise ve Yarın Gündüz ise Bugün'ün Sabah mı Akşam mı konusunda karar ver!!! Ona göre Bize gel! Ona göre Biz sana gelelim! Ona göre "eş"leş! Ona göre "eş"leşelim.
...........
Gene arada kaldım galiba...
Ama pozitif ışıklarım geliyor sanırım
Siz bana bakmayın
Ben size baksam olmaz mı?

0 Comments:

Post a Comment

<< Home